• 0 Items -
    • No products in the cart.

Didem Arslantürk'ün Tüm Yazıları Çok Yakında Burada.

yazar didem arslantürk deligönül’ün yazdığı mektup.

“bir liste var önümde; yıllar sonra edindiğim. senin bir kenara not düştüklerin gibi; bunlar da benim biriktirdiklerim. ister altına ekle, ister kendininkilere kat. ister dikkate al, ister kaldır at.

1) kariyerini kızlık soyadınla yap
şimdi toz pembe, biliyorum; öyle oluyor başta. ortalarda da idare ediyor hatta. ama gün geliyor; “kocanın soyadı ile” tanındığını fark ediyorsun. boşanma aşamasına geldiğinde, yeni bir sen inşa etmek zorunda kalıyorsun. iş hayatında o güne kadar yaptığın her şey – eğer kocan, mahkeme kararıyla onun soyadını taşımana izin vermezse – alt üst oluyor. hem, ne gerek var ki “izne” vs’ye? adınla soyadınla, şânınla yürü. kalıcı olan sensin.. senin emeklerin.
2) çalış. sakın durma
kocan sana diyecek ki “yahu ne gerek var, ben para kazanıyorum zaten. sen tadını çıkar evdeki hayatın. çocuğuna bak, günlere git, spor yap, mutfakta oyalan, alışverişe falan çık, devril yat, takıl istediğin gibi.” tatlı gelecek, kolay gelecek, işine gelecek belki. yapma. kendini geliştirmeyi, kendine yatırım yapmayı bırakma. yeteneklerine yönel, hayallerini unutma. oku, çalış, üret. seçimlerinin; bir zaman sonra “bir başına ve ayakta isen”, anlamı olacak.
3) kendi ölçünü kendin al
sana “o kadar güçlü değilsin” diyecekler. “sen başaramazsın” yaftasını yapıştıracaklar. “bu da nereden çıktı”, “ulaşabileceğin hayaller kur” falan diye de yumurtlayacaklar. yavaşlatacaklar seni. şaşırtacaklar, yanıltacaklar. işin kötüsü, bazen potansiyelinin olmadığına “inandıracaklar” da, kimbilir.. aman ha, sakın durma, kanma. sen, neyi başarmak istersen o’sun. bilfiil kendisi hem de. nereye bakarsan, oraya gidersin. senin ölçünü senden başka kimse alamaz. kendi kıyafetini kendin dik. nasıl istiyorsan, öyle ol. uzlaş ama değişme, dönüşme.
4) kantarın ne kadar tartıyor?
her topa girme. her sorumluluğu alma. her yükü taşıma. sonradan ruhsal çöküntü yaratacak, sana “keşke” dedirtecek hiçbir şeye soyunma. rol çalma. unutma; her kantar, belirli bir ağırlığa kadar tartar. fazlasını almak, kantarı yorar. her şeyi başarmak zorunda değilsin; her sorunun çözümü sende değil. sen de diğerlerinden farklı değilsin. enerjinle, moralinle, zaten taşıdığın yüklerinle, gidecek epey yolun var. çünkü ne oluyor biliyor musun; bir süre sonra insanlar seni takdir etse de, kıyamadıklarını söyleseler de, bu naif (!) yaklaşımlar bi’ b…ka yaramıyor. madalyan ve hastalıklarınla başbaşa, hayatı sorgulamaya başlıyorsun. nerede mi? hastane koridorlarında, uykunu aradığın akşamlarda, elin kolun kalkmadığında, hayata dair umutlarını sorguladığında. yapma. sakın yapma.
5) kendi şarkını söyle
seninle dalga geçecek kimileri. giydiğin elbiseye, kahkahana, oturuşuna-kalkışına karışacaklar, sözüm ona “doğru”ya çekecekler seni tüm iyi niyetleriyle (!). “aman dans etme, beceremiyorsun” diyenler çıkacak. sesinin kötülüğünden dem vuracaklar.. susma. kendi şarkını söyle. canın nerede, ne zaman, nasıl istiyorsa, öyle söyle. hayatın, “senin şarkın”. notalar senin, kulak senin, ses senin. ne istiyorsan, onu söyle. kendi şarkını yaz. bağıra çağıra söylemeye başladığında, altında senin imzan olsun. kendi şarkısını yazamayanlar lâf atacaktır; gülümse.
6) hafızanı diri tut.
neydin sen? neredeydin? nereye gidiyordun? nasıl olacaktı? neler yaşayacaktın? sorularını sakın bırakma. her sabah, kahveni içerken listene göz at; neresindesin, n’apıyorsun? “biz” olup bambaşka bir maratona girmişken; “ben” bir yerlerde tıkanmış, arkadan nefes nefese, önündeki kâfileye umutsuzca bakıyor olabilir mi?
sakın unutma. başlangıç noktanı, başlangıç sebebini; yürüdüğün yol ile teyit et.
7) kalbini dinle
ne olursa olsun, neye mâl olursa olsun, kalbini dinle. seni nereye götürürse götürsün, sana ne yaptırırsa yaptırsın, kalbini dinle. dibine kadar sev, sonuna kadar git, olmadıysa bambaşka bir yola git.. hattâ istiyorsan dur ama hep kendini, hep kalbini dinle. insanların eğilimlerine, tepkilerine, eleştirilerine aldanıp, “onaylanan” yolu seçme. kendi yolundan git. kalbinin yolundan.
8) vazgeçmeyi bil
ısrar etme. bittiyse, diretme. serbest bırak kendini de, yolundakileri de. eğer kader diye bir şey varsa, elbet tecelli edecek. eğer “farklı” olacaksa bir şeyler; elbet o “yeni” de paşa paşa önüne gelecek. bırakmayı bil. vazgeçmek=özgürlük. vazgeçmek=yeni seçimlere ilerlemek. ve hiçbir seçim, geleceği “özünde” değiştirmeyecek: özendiğin insanlar kadar özgürsün, sürprizlerle dolusun, rengârenksin sen de.
9) herkes gittiğinde, kalan manzara seni mutlu etsin
kocan gidebilir. çocuğun allah’ın emri gidecek. annen, baban.. eninde sonunda yalnız kalacaksın. cebinde ne varsa, kaderin o. hesapladın mı, neler birikmiş çıkınında? ne kadar erken, o kadar iyi. henüz harekete geçmediysen, şimdi başla.
10) her başlangıç iyidir
seçimlerini yaparken, şartlara takılma. o şartlar, bu ânın şartları ve senin bugüne kadarki tecrübelerinle geliştirdiğin inançların. hepsi bu. içindeki o bambaşka senle tanışmadın, onu keşfetmedin daha. o sen, seni hep mutlu edecek, yalnız bırakmayacak; emin ol. kendine tutun. başlangıçlar insanı diri tutar. bitişlere tutunursan, düşersin. içindeki sene şans ver. seni utandırmayacağını göreceksin.”

“Didem ARSLANTÜRK’ün bugüne dek yayınlanan tüm makaleleri çok yakında, burada.”

ARSLANTÜRK’ÜN MİLYONLARA ULAŞAN SATIRLARINDAN BİRİ:

BİR KADINDAN DİĞER KADINA MEKTUP

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir